Archives by Month

Haziran

2019

ÇAĞDAŞ SANAT, SERMAYE VE İKTİDAR SORUŞTURMASI SORULARI

1- Tarihsel olarak sanat ve iktidar ilişkisi hakkında neler düşünüyorsunuz?

2- Sanatta politik olan nedir? İktidar mekanizmalarına karşı, sanat bir karşı duruş ve söylem üretebilir mi? Geçmişten günümüze bunun örnekleri nelerdir?

3- Türkiye’nin gündemindeki iktidarın kültür tartışmalarının plastik sanatlardan, çağdaş sanat alanına bir yankısı, karşılığı var mı? Kültür alanının sinema, edebiyat gibi alanlarını etkileyen gerilim burada bir sonuç üretiyor mu?

4- 1980 sonrası özellikle 90’lı yıllarda sanat, piyasaya teslim oldu diyebilir miyiz? Çünkü bu yıllarda piyasanın sanata müdahalesi, kimi çevrelerce “sivilleşme” olarak karşılandı. Bu yıllarda siyasal alanda değişen ve dönüşen kimi kavramlar sanat alanında da görülüyor diyebilir miyiz?

5- Gerek yerel yönetim gerek merkezi idarenin kentleşme anlayışı açısından, gerekse sanatın üretim ve sergilenme süreçleri önceki dönemlerden farklı sorunlar/engeller ya da olanaklarla karşılaşıyor mu?

6- Sermayenin sanatla ilişkisi açısından son dönemde dikkat çekici bir yönelim, bir mecra ya da aktör değişimi söz konusu mu? Sanat eserini satın alan ya da üretimine yatırım yapan sermaye gruplarında bir değişim var mı?

SERHAT YÜKSEKBAĞ: MUHAFAZAKÂRLIK VE ÇAĞDAŞLIK GERİLİMİNDE SANAT

Yeni e dergisinin bu sayısında Türkiye sanat dünyasındaki tartışmalara odaklanıyor. Soruları hazırlayıp Yeni e ekibinin de da katkısıyla çok sayıda yazar, akademisyen, eleştirmen ve sanatçıya gönderdik. Soruları hazırlayıp göndermeye karar verdiğimizde ise karşılaştığımız en büyük sorun, yine benzer mecralarda üretim yapan dergilerdeki isimlerle aynı isimlere yönelmek durumunda olduğumuzu fark ettik. Bunu kırmaya gayret etmiş olsak da bu anlamda pek başarılı olduğumuzu söyleyemeyiz. Genel olarak, Türkiye sanat ortamındaki bu “sıkıntı”yla bir kez daha karşılamış olduk. Bu da sanat ortamımızın eleştiri alanındaki bir eksikliği olarak karşımızda duran en büyük problemlerden biri elbette. Diğerleri hepimizin bildiği, malum, “güncel” sıkıntılar.

Devamını Oku

HÜSEYİN ÇUBUK: İMGENİN YERİNİ KAVRAM; SANATÇI ÖZNENİN YERİNİ ŞİRKETLER ALIYOR

 

  1. İktidarın yeryüzündeki konumlanışı bir tarih yazımı meselesidir.Bu tarih yazımında her şey onların istediği şekilde ilerler.Oluş,yok oluş sırasına girerama bunların hiçbiritarihin sınıf savaşımı tarihi olduğu gerçeğini değiştirmez. İktidarın sanatla ilişkisi; devletin, özel mülkiyetiniktidarlaşmasıylabirdir. Sanatın bir iş bölümü haline gelmesi de Rönesans’taMedici Hanedanı’yla başlayan bir süreçtir.

Devamını Oku

FEYYAZ YAMAN: BÜYÜK SERMAYENİN SANATTAN KÖPÜK-BORSA YARATMA İHTİYACI

 

  1. Doğa güçleri karşısında yaşamın örgütlenmesi, “kutsallığın”, üretimin kolektif örgütlenmesinin sanatla sembolik düzlemde anlamlandırılması ve yeniden üretilmesi yoluyla, organik bir bütünlük içinde sağlanıyordu. Bu bütünlükten dolayı, “totem”in içinde korku, inanç, dayanışma, şenlik, toplumsal örgütlenme, din iktidar ve psişik varlık estetiğin tüm ortaklığına ait her tür veriyi bulabiliriz. Kutsallığın ve üretimde iş bölümünün sınıfsal ayrışması sonucunda soyut iktidar kutsallık ilişkilerini dayattıkça, beraberinde sanatın da “yüksek kültür” ve “halk kültürü” olarak, “iktidar söylemi” ve “eleştirel dil” ayrışmasını zorunlu kılmıştır. İnsani organiklikten, soyut-metafizik olana (giderek Kant ve Hegel’de özneleşen) doğru evrilen iktidar-şiddet, din-estetik evrimi, feodalitedenkapitalizme tüm kültürelliğin yapısal omurgasını ve ideolojilerini doğrudan oluşturur. Modernite de tüm anlamıyla soyutlanan, meta-üretim dünyasındaki bu sınıfsal ayrışma, “birey olma” ve “özgürlük” kavramlarıylaüretilen dolayımlılık içinde sanatın özerkliği olarak kendi tarihini çoğaltır.

Devamını Oku

FIRAT ARAPOĞLU: POST-FAŞİST POPÜLİST ÇAĞDA, ÇAĞDAŞ SANAT ALANI BİR PİYASAYA DÖNÜŞTÜ

 

  1. Sanat ve siyaset arasındaki ilişki yüzyıllardır farklı perspektifler ve eğilimler doğrultusunda devam ediyor ve bugün uluslararası ilişkilerin gösterdiği küresel sistemden ve kapitalist neo-liberal ekonomik yapıdan hareketle şekillenen aktüel siyasal yapı, evrilme süreci içinde. Bu evrimsel süreçte krizlere dayalı olan dönemsel geçişlerin ve bu geçişler üzerinden sanat tarihi ve siyaset ilişkisini çözümlemenin önemiyse yadsınamaz.

Devamını Oku

EMİN ÇELİK: SANAT SERGİLEME MECRASI FUARCILIĞA DÖNMÜŞ DURUMDA

 

  1. Tarihsel süreçte İktidar bir yönetim aracı olarak sanatı veya estetiği, kendi imgesini oluşturmak için kullanmıştır. Gerek geçmişte Kilise’nin Rönesans estetiğini kullanarak pürizmi ve arzuyu dayatması veya gotik sanatı ile halkta korkuyu,teslimiyeti ve kabullenmeyi örgütlemesi, gerekse günümüzdeki reklam estetiğini kullanarak toplumlara yön vermesi buna örnek olarak sayılabilir. İktidar hep sanatsal yöntemleri başarılı bir silah olarak toplum üzerinde kullanabilmiştir. Bundan olsa gerek Fransız yazar André Gide “sanatın baskından doğduğunu” belirterek sanatın kökenine ilişkin ilginç bir saptama yapmıştır.

Devamını Oku

EMRE ZEYTİNOĞLU: “SİVİLLEŞME” DEDİĞİMİZ ŞEY DE PEKÂLÂ BİR İKTİDAR UZANTISIDIR

 

1-2.Sanat, politika ve iktidar ilişkisi üzerine onlarca defa yazdım, konuştum ve görüşlerimi bildirdim. Gerek kitaplarımda, gerek birtakım dergilerde, gerek buna benzer röportajlarda, konferanslarda ya da panellerde… Şimdi yine aynı sorulara cevap vermek durumundayım ve bu yüzden de artık öncekilerin dışında, çok ilginç yanıtlar verebilmem sanırım mümkün olamayacak.

Devamını Oku

İNSEL İNAL: SANAT TARİHİ YAZIMI SERMAYE VE İKTİDARA BIRAKILMAMALI

 

  1. İktidarlar sanatçılara hep ihtiyaç duymuştur. Recep Tayyip Erdoğan Büyükşehir Belediye Başkanı iken İstanbul Modern’e açılması için destek vermiş ve açılışını gerçekleştirmişti. Sermaye ve iktidar ilişkisinde sanat her zaman kendine yer açmıştır. Kentlerin ve/veya şirketlerin pazarlanması ve sunumunda, galerilerin ve müzelerin açılması boşuna değildir. Özellikle metropol olmanın vazgeçilmezi olan müzeler, sanatı ve üretim ideolojilerini nasıl etkiler bunların tartışılması ve eğitimin de bu tartışmalarla şekillenmesi gerekir.

Devamını Oku

BARIŞ ACAR: BOYUNDURUK ALTINA GİRMİŞ ŞEY SANAT DEĞİLDİR

 

1- Sanatı iktidarla değil, “güç”le tartalım önce. İktidar bir sonraki adım. Sanat bir güç uygular. Aslında sanatın varlığı malzemesi değildir ya da şöyle diyelim, sanatın nesnesinin malzemeden başka bir şey olduğunu en başta vurgulamalıyız. Malzeme onda sadece aracıdır ve değişir. Sanat, zamana/ tarihe/ çağına uygulanmış özel bir kuvvettir.

Devamını Oku