Category

Öne Çıkanlar

ERAY CANBERK: a DERGİSİ KONUSUNDA

1950’li yılların sonlarına doğru, lise öğrenciliğim sırasında edebiyatla ve giderek de şiirle iyiden iyiye ilgilenmeye başladığımda edebiyat dergisi olarak sadece Varlık dergisini biliyor ve izlemeye çalışıyordum. Varlık’tan sonra Yeditepe’yi keşfettim. Bunların dışındaki edebiyat dergilerinden habersizdim.

Devamını Oku

BARIŞ AVŞAR: ‘HADİ ÇIKALIM ARTIK SENNUR…’

Emek Gazetesi, Zeytinburnu Seyit Nizam Mahallesi’nde Demirciler Sitesi’nde. Namıdiğer Ambarlar…

Alt katlar depo olsun, atölye olsun, işçiler çalışsın; üst katlar patronların büroları olsun diye yapılmış bir bina. 1990’ların başındayız.

Devamını Oku

AYŞEGÜL TÖZEREN: SANAT VE HAYAT ARASINDAKİ SINIRIN KAHKAHASI

Edebiyat serüveninde yarım yüzyılı devirmiş bir yazar için kaleme alınan metinler retrospektif olmak zorundadır. Ancak prizmanın odağına, o yazarın ilk öyküleri de yerleştirilebilir ve ortaya çıkan anlamın yansımaları izlenebilir. Bu inceleme izleği, bir yanıyla prospektif bakışı da içerir.

Devamını Oku

AYDIN ÇUBUKÇU: ÇEKİRDEĞİ DÜNYA ÖYKÜLER*

Kendi etkisinin bilincinde olmayan insan için, dünya bir nesneler ve eşyalar karmaşasıdır. Anlaşılmaz, boğucu, insanın hep üstüne üstüne gelen, ezen bir yığın.

Devamını Oku

İLKE IŞIK: DUYMAK ZORUNDASINIZ…

7 Haziran seçimlerinin hemen öncesinde 5 Haziran HDP mitinginde patlayan bomba ile irkildik bir önce. Bir şeyler oluyordu, Suriye ve Irak’ta işgal ettiği şehirlerde insanları öldüren, kadınları köle yapan, katliamlar örgütleyen IŞİD dediler. Şaşırdık, neler oluyor dedik, son bir yıldır endişe ile takip ettiğimiz IŞİD bu topraklara da sirayet etmişti işte.

Devamını Oku

ÖNDER KIZILKAYA: HATIRADIR, YAK BU FOTOĞRAFI

Mehmet vardı! İçeriden yeni çıkmıştı. Birinci Piya, Sanat Hareketi, İkinci Piya… Yoksulluğu filan hiç dert etmediğimiz, çareler ürettiğimiz, cesur ve umutlu zamanlardı… Yoldaşlık ve kardeşlik günleriydi…

Devamını Oku

MEHMET ERGÜN: ATAÇ VE NAZIM HİKMET

“… Bence yazılarımı en iyi anlayan münekkit Nurullah Ataç’tır. Belki her zaman beni benim okuyucularımın anladığı gibi anlamıyor. Fakat birçok tenkitlerinden şahsan istifade ettiğim için Nurullah Ataç’ın beni çok defa iyi anladığını sanıyorum. Hani o âdeta benim ‘resmî’ münekkidim gibi bir şey…”

NÂZIM HİKMET (1937)

 

1937’de Her Ay dergisince yöneltilen “Kendini münekkitlerce anlaşılmış addediyor musun?”  sorusuna verdiği ve “eylemi”ne yönelik “eleştirel ilgi” ile hesabı toptan kestiği yanıtta Ataç’ı ayrı bir yere koyuyordu Nâzım:

Devamını Oku

GÖKBERK TEZER: SANAT DÜNYASININ BİENALLEŞMESİ KİMİN ÇIKARINA?

Küresel Sanat Dünyasında Yarı-Çevre: İstanbul Bienali Örneği, 1987-2019

Chin-Tao Wu 2009 yılında yazdığı bir makalede bienallerin ne kadar kapsayıcı ve küresel olduğunu sorguluyor.[1] Küresel sanat dünyasının çevre, yarı-çevre ve merkezden oluşan iç içe geçmiş hiyerarşik bir yapıya sahip olduğunu öne süren Wu, uluslararası bienallerin sömürgecilik karşıtı ve demokratik iddialarına karşı bu yapıyı yansıttığını basit bir istatistik analizle kanıtlıyor.

Devamını Oku

SEDA YAVUZ: SANAT PİYASASI VE KÜRATÖRLÜK MESELESİ

Sanatçıdan beklentimizin, sanat piyasasına dahil olmadan özgür iradesiyle üretmesi olan çağımızda, sanatçının yalnızca sanat üreterek geçinme koşullarını oluşturabilmesine  verilebilecek cevap tektir; ‘Devletin sanatçıyı desteklemesi’. Hali hazırda böyle bir durumdan bahsedemezsek, üretilen işlerin bağımsızlığından hiç söz edemeyiz.

Devamını Oku

TEVFİK TAŞ: AKILLI KARANLIK

I. Akıllı Karanlık

Neye bakıyoruz; hangi canlıya; kime?

Yeraltında ölüleri bekleyen üç başlı köpek Kerberos imgesi mi o katmanlı baştaki; mahşerden kaçıp büyüyen at mı; her an hacim değiştirecek olan o kumaşımsı kütleler birer uzuv mu? Bu renkler, alışıldık ölçülerin çok ötesindeki eklemler, bağlamlar bize ne söylüyor?

Devamını Oku