Category

Öne Çıkanlar

40’LI YILLARIN TOPLUMCU ŞİİRİ VE ENVER GÖKÇE[1]

RAHMİ EMEÇ

Tanımlar, tanımını yaptığımız şeyleri belli bir çerçevenin içine yerleştirmemize, o şeye ilişkin toplamı o çerçeve içinde düşünmemize yol açar. Şeylerin, birbirleriyle benzeştiği veya farklılaştığı noktalara açıklık getirmede bizlere “yardımcı” olduğunu düşündüğümüz tanımlar, diğer taraftan tanımını yaptığımız şeyin “hiçleşmesine” ya da ilk elden “tüketilerek” yeniden üretilebilir olmaktan çıkmasına yol açar.

Devamını Oku

İHSAN ÇARALAN: VELİ YILMAZ ASLA BAŞKA BİR HAYAT ARAMADI

SÖYLEŞİ: BARIŞ AVŞAR

Devrimci gazeteci Veli Yılmaz’ın vefatının üzerinden 28 yıl geçti. Türkiye’de toplumsal muhalefetin çok güçlü olduğu bir dönemde, Halkın Kurtuluşu gibi her hafta onbinler satan bir gazetenin editörü, yorumcusu, yazarıydı!

Devamını Oku

PANDEMİDE SAHNE SANATLARI

BURÇ BALCI[1]

Bir yıla yakın süredir tüm dünyayla beraber hepimiz çıplak gözle görülmeyen bir istilacıya karşı savaşıyoruz…

Devamını Oku

BAY KONSOLOS İLE GELECEĞİ HATIRLAMAK

TOLGA BAYBARS

Unutmak ve tekrar anımsamak[1]: Belki de yaşamın sürekliliğinin temel dayanağı ve insanlığın en büyük problemi. Yakından bakıldığında tarih birçok farklı keşif, icat ve devrimle dolu gözükse de uzaktan bakıldığında gördüklerimiz hatta gelecek diye hayal ettiklerimiz neredeyse geçmişten hatırladıklarımız olarak yorumlanabilir.

Devamını Oku

BEYOĞLU’NUN DÜŞ GEZGİNİNE VEDA

EZGİ ÖRNEK

Öyle sanıyordum ki, başka bir yaşam gerekliydi bana.
İlerde yaşanacak ya da geçmişte yaşanmış.

Bir Beyoğlu Düşü

Devamını Oku

HAYVAN ÖZGÜRLEŞMESİ VE MARKSİZM

DOĞUKAN DERE

“Tüm mahlukat mülkiyete dönüştürülmüş; sudaki balıklar, havadaki kuşlar, yerdeki bitkiler… – tüm mahlukat da özgürleşmek zorunda.” – Thomas Müntzer[1]

Devamını Oku

SALGIN HASTALIKLAR YAPIM AŞAMASINDA: ENDÜSTRİYEL HAYVANCILIĞIN MARAZİ TARİHÇESİ

CÜNEYT BENDER

Gazeteci Pınar Öğünç, çağımıza özgüymüş gibi görünen belirsizlik duygusuna ilişkin 20 bölümlük yazı dizisinin ilk bölümü “Çağın Parolası: Her şey çok belirsiz” başlıklı yazısında, kolektif ruh hâlimizi şöyle betimlemişti[i]: “Her şeyin dışımızda geliştiğine ve değiştirmenin mümkün olmadığına dair inancın verdiği acz duygusu bugünü de istila etmiş. Dün ise ancak biraz daha güvenlikli zamanlara nostalji, cep telefonu hafızası kadar hatıra sadece.”

Devamını Oku

ŞEHRİN SOKAKLARINDAN ÇEPERLERİNE: İSTANBUL’DA SOKAK HAYVANLARI

GİZEM HASPOLAT

 İstanbul’da insanlarla beraber diğer hayvanların hayatlarının izini sürmek, özellikle sokak hayvanı olarak görülen türler üzerinden şehrin tarihini insan harici türleri de dahil ederek yeniden tartışmak giderek daha önemli bir gündem olarak önümüze çıkıyor, özellikle de hayatta kalma koşullarımızın ve dünyanın sürdürülebilirliğinin insanlar kadar diğer canlıların sömürüsüyle de hesaplaşabilen bir sistem değişikliği gerektirdiği kanısı hızla yaygınlaşırken.

Devamını Oku

SİNEMADA HAYVANLARIN TEMSİLLERİ ÜZERİNE

DENİZ DİLER

John Berger 1977’de yazdığı “Hayvanlara Niçin Bakarız?”da, doğa ve insan, insan ve hayvan[1] arasındaki, “20. yüzyıl kapitalizmiyle tamamlanmış” bir kopuştan bahseder.

Devamını Oku

HAYVANLARI, İNSAN VE DOĞA BÜTÜNLÜĞÜNDE SANAT İLE ANLAMAK

ELMAS DENİZ

 Ben küçük bir kasabada büyüdüm. Bizim 45 m2’lik evden denize doğru küçük bir patikadan, böğürtlen çalılarının, sazlıkların, yarı sulak sonra kurak kuru ot bölgelerinerinin arasından denize giderdik. Yolda ayrık otu, pıtrak, yabani nane, kargı, siyah domatese benzeyen tohumlu bitki ve isimlerini bilmediğim ama çok iyi tanıdığım çeşitli bitkileri incelerdim.

Devamını Oku