Category

Yazılar

İŞÇİ SPORLARI HAREKETİ

MİTHAT FABİAN SÖZMEN

Dünya sporunun gözü Tokyo’da düzenlenen 2020 Yaz Olimpiyatları’nda. Bu merak, 2. Paylaşım Savaşı’ndan bu yana hiç olmadığı kadar sorgulanan modern spor hareketine yönelik tepkilerin daha yakından incelenmesine olanak sağlıyor.

Devamını Oku

100 YAŞINDAKİ BİLGE, EDGAR MORİN, KONUŞABİLİR MİYİZ?

AYŞEGÜL TÖZEREN

Yeni milenyumun ikinci on yılı başlarken, evrimin eskilerinden virüsler, sosyologları, felsefecileri şaşırtmaya hazırlanıyordu. İktisatçıların deyimiyle, unutmaya yüz tuttuğumuz riskler yani gri gergedanlar hareketleniyordu. O gri gergedan, yıllardır mikroskoplardan göz kırpan korona virüstü. Ekolojistler, virologlar ve halk sağlıkçılar içinse beklenen gerçekleşiyordu. İnsanın hayvanla ilişkisi arttıkça, dahası antroposen çağda her gün daha fazla yaban hayat tahrip edildikçe, ulaşım sıklığı çıldırmış bir eğri ile zirveye çıkarken, zoonotik salgınları tahmin etmek zor değildi.

Devamını Oku

GÜNEŞİN ÇEKİRDEĞİ SANKİ ÇIKARILMIŞ DA…

İLYAS TUNÇ

 Hiroşima, Japonya – 6 Ağustos 1945

Devamını Oku

GİOVANNİTTİ’DEN “HÜKMÜ SONSUZA KADAR SÜRECEK OLANLARA”

SEVDA KARACA

1912 Amerikasında, Merrimac Nehri boyunca kilometrelerce uzanan tekstil fabrikalarının çevresinde kurulan, derme çatma kulübelerin, lağımları sokağa akan yoksul barınakların ve üç kuruşa alınabilecek en ucuz yiyecek ve kıyafetlerin satıldığı dükkanların sıra sıra dizildiği işçi kentlerinden biri olan Lawrence’tayız.

Devamını Oku

NEDEN SONRA YANARDAĞLARA DAİR

C. HAKKI ZARİÇ

Bir zaman dergilerden takip ettik Türkân İldeniz şiirlerini, peş peşe yayımlanan ilk iki kitabını bulmak pek mümkün olmasa da antolojilerin ve kütüphanelerin elbette yardımı oldu onu anlamaya çalışmakta. Söyleşisine ve yanıtlarına ulaşmak mümkün olmasa da hakkında yazılanlara da ulaşmak bir hayli zor.

Devamını Oku

KIBRIS: YARISI CUMHURİYET, YARISININ YARISI TÜRKİYE

CENK MUTLUYAKALI

Mağusa-Karpaz arasında kıyı boyunca ilerliyor, temmuz sıcağının boğucu yazgısında biriken ve çoğalan öfkemi boşaltacak bir yer arıyorum.Bir balıkçı barınağı yanında bulunan derme çatma bir balıkçı lokantasına sığınıyorum.

Devamını Oku

BiR CENGİZ SAVAŞ RESİM SERGİSİ ‘ÖTE YAKANIN KADINLARI’

MEHMET KAYA[1]

 

Nerden niçin mi geldim?                                                             Başka şeyler de vardı, ekmek gibi, su gibi

Bilmeden bir şey diyemem,                                                      Gülüşler, öpüşler ne bileyim hepsi.

Ya siz?                                                                                                 Doğrusu anlamadım bir düğün-dernek mi

Hem hiç önemli değil.                                                                  Sonra da kimileri düşünceli, durgundu

Geldim, yer açtılar, oturdum                                                     Gidenler niye gitti

Girip çıkanlar vardı zaten                                                       doğrusu anlamadım zaten

ben geldiğimde…                                                                             ben geldiğimde…                              

                                                          (Behçet Necatigil)

Devamını Oku

TEK GÖZ ODADAN 18. HÜCRE’YE

DENİZ EFLA

Büyümenin mahcup boyunlarında çocuklar boy veriyor sayfalar arasından. Gözleri ıraklara dalmış babaanneler ve anneler, karnındaki umudu ya da tan vaktini büyüten kadınlar ve akşama yorgun dönen babalar…

Devamını Oku

KAFDAĞI’NIN ARDINDAN GELEN BİR ÖYKÜCÜ: DURSUN AKÇAM

KADİR YÜKSEL

Dursun Akçam’ın 1970’lerin başında yayımlanan “Köyün Enisdosu” adlı öyküsü yıllar sonra, ikibinli yılların başında, kendi yaşam öyküsünden yola çıkarak yazacağı Kafdağı’nın Ardı adlı romanının ön çalışması gibidir. Aynı zamanda o doğup büyüdüğü topraklardan, Kafdağı’nın ardından nasıl çıkıp geldiğini, nasıl yokluklarla boğuştuğunu, o her zamanki toplumsal eleştirisini sakınmadan öyküleştirir Dursun Akçam.

Devamını Oku

MASAİLER’DE GÜNDELİK YAŞAM VE AİLE

ZEKERİYA ŞİMŞEK

 

Dolaylarda Masailer yaşıyor çırılçıplak,
bir avrat mahâlleri örtülü.

İri insanlar.
Kahverengiye düşkün.
Kahverengine boyanıyorlar.
Kadınlarının kulak memeleri omuzlarına sarkıyor,
bir ağırlıkla filan uzatıyorlar.             

Masailer göçebe.
Davarcı.
Sığırlarının etini yiyor, sütünü ve kanını içiyorlar sıcak sıcak.
Ve sürüye saldıran aslanı mızraklıyorlar kulaklarından tutup.
Nâzım Hikmet, Tanganika, 1963

Devamını Oku