Category

Dosya

ENGELS’İN DOĞDUĞU DÜNYA: BİZİM ŞAKACIĞIMIZ NEDİR Kİ!

BARIŞ AVŞAR 

Karl Marx 1818’de ve Friedrich Engels 1820’de doğdu. Doğdukları dünya kapitalizmin doğduğu ülkelerden taşarak bütün dünyayı sömürmek üzere sürekli yeni hamleler yaptığına tanık oluyordu. Ama yine aynı dünyada insanlığın modern çağda yazılacak hikâyesinde sömürüye karşı çıkışın öncülüğünü yapacak yeni bir sınıfın ve onun mücadelesinin kendini göstermeye başlayacağının emareleri de izlenebiliyordu.

Devamını Oku

TARİKATIN YOLU NASIL İŞLEDİ?

BARIŞ AVŞAR

Sözcük anlamı Türkçeye ‘izlenecek yol’ olarak çevrilen ‘tarikat’ı, İslam Ansiklopedisi,  “Tasavvufta Hakk’a ulaşmak için benimsenen usul, tutulan yol” diye tarif ediyor. Ediyor etmesine de, İslam’ın doğuşunun hemen sonrasında türlü çeşit ‘yol’ ortaya çıkıyor. ‘Yol’ tek değil yani. ‘Asr-ı saadet’in (peygamberin yaşadığı yıllar) ardından halifelerin seçim süreçlerinde baş gösteren iç anlaşmazlıklar, bir din devleti olarak giderek büyümenin ve güçlenmenin gölgesinde kalıyor başlangıçta.

Devamını Oku

OSMANLI İNSANI DİNDAR MIYDI?

ULAŞ TÖRE SİVRİOĞLU

Bütün iktidarların kendilerine tarihsel dayanaklar aradıklarını biliyoruz. Ancak bu çaba tarihin büsbütün çarpıtıldığı bir aşamaya vardığında, artık tarihin kendisinin bugünün hizmetine koşulduğu yeni bir merhaleye de geçilmiş olunuyor.

Devamını Oku

TARİKAT, ‘İSTİSMAR’ VE ‘IBAN’: NEOLİBERAL VE NEOİSLAM

HAKKI ÖZDAL

Pek çok kişinin, küçük balıkçı teknelerinin pat pat sesli motorlarından tanıdığı Pancar Motor, Türkiye’nin ilk “milli motoru”nu üretmek üzere kurulmuş bir şirket olmasının yanı sıra siyaset ve tarikat ilişkisinin zuhur ettiği tuhaf mecralardan da biriydi… Bu konudaki tevatürlerden bir arka plan derlemeye çalışalım önce.

Devamını Oku

TAKVADAN TEKELE: TARİKATLAR VE BİRİKİM REJİMİ

ŞİAR ARGIN

Çok değil, henüz birkaç hafta önce, 2016’dan beri ödenmeyen ücretlerini almak için mücadele eden ve 2018’de işten atılan BİMEKS işçilerinin Boğaziçi Üniversitesi önünde yaptığı eyleme polis müdahalesi gerçekleşmiş, 20 işçi gözaltına alınmıştı.

Devamını Oku

12 EYLÜL’ÜN KÜLTÜRÜ

AYDIN ÇUBUKÇU

12 Eylül 1980 askeri darbesiyle işbaşına gelen çete, kendisini Milli Güvenlik Konseyi olarak adlandırmıştı. Kendisine dayanak olarak gösterdiği 2945 sayılı yasada, “Milli Güvenlik” kavramı, “düzen”, “bütünlük”, “tehdit”, “menfaat” kelimeleriyle “milli” kavramı birleştirilerek tanımlanıyordu.  “Milli Güvenlik Görevi” ise, koruma ve kollama deyimleriyle dile getiriliyordu. Ülkede toplumsal ve siyasal her ne olursa olsun bu kurumun görev kapsamı içine alınmıştı. Kültür alanı da bunlardan biriydi.

Devamını Oku

12 EYLÜL, SERMAYE VE DEVLET: 40 YILLIK KÜLTÜREL YIKIM

HAKKI ÖZDAL

12 Eylül darbesinden sonra yapılan ilk seçimlere, cuntanın icazet verdiği üç parti katılabilmişti: Özal’ın ANAP’ı, bir tür sosyal demokrat imitasyon olarak kurulan Halkçı Parti ve darbecilerin, başına emekli bir generali koyup açık açık oy istedikleri Milliyetçi Demokrasi Partisi…

Devamını Oku

12 EYLÜL’DEN AKP’YE YENİ MEDYA DÜZENİ

EMRE TANSU KETEN

12 Eylül 1980 askeri darbesi, Türkiye’nin neoliberal rotaya sokulması konusunda tarihin önemli kırılma noktalarından birisi olarak anılabilir. Toplumun çok küçük bir bölümünü oluşturan burjuvaların, toplumsal zenginliğin çok daha büyük bir bölümünü almasını sağlamak olarak özetleyebileceğimiz neoliberal politikalar, 70’ler boyunca birçok ülkede kanlı askeri darbelerle teşkil edilmiştir.

Devamını Oku

ONCA CIVILTILI SES VARKEN POSTAL GÜRÜLTÜSÜNE YAKALANMAK

HÜSEYİN KÖSE

Su yasaklanabilir, susuzluk asla…
Eduardo Galeano

Devamını Oku

ÇOCUKLUK HATIRASI OLARAK 12 EYLÜL…

SERDAR AYDIN

“…Çocukluğun kendini saf bir biçimde

              akı­şa bırakması ne güzeldi. Yiten bu işte!..”[1]

Devamını Oku