Category

Dosya

NİTELİKSİZ ADAM’IN EĞLENCELİ FELAKETİ

BARIŞ AVŞAR

Avusturyalı yazar Robert Musil, “çağımızı” tanımlarken “bireycilik ve topluluk duygusu, aristokrasi ve sosyalizm, pasifizm ve materyalizm, kültüre hayranlık ve uygarlık düşkünlüğü, ulusçuluk ve evrensellik, din ve doğa bilimleri, sezgicilik ve akılcılık ve daha sayısız birçokları gibi karşıtlıkları, yan yana ve hiçbir dengeye oturtulmamış olarak barındırdığını[1] söyler.

Devamını Oku

KARİKATÜRÜN TELİFLE SEYRÜSEFERİ

LEVENT CANTEK

Karikatür, mizahi ve eleştirel yönüne istediğimiz kadar vurgu yapalım, başlangıcında bir gazetecilik türüydü, haber gündemi ve aktüeli betimleyen görsel bir anlatım aracıydı. Fotoğrafın matbaa teknikleri nedeniyle yaygın kullanılamadığı, az bulunur ve pahalı olduğu bir dönemde gazete ve dergilerde gelişip serpilmiş, haberi daha anlaşılır kılmak ve dikkat çekmek adına kullanılmıştı. Dolayısıyla bir ihtiyaçtan dolayı (üstelik daha ucuz olduğu için) geliştirilmiş bir “medium”dan söz ediyoruz. İlüstrasyon, vinyet ya da çizgi bantlar gibi karikatür de gazeteler olmasaydı çoğalamaz, farklılaşamaz, kendi yayın mecralarına “çizgili dergilere ve kitaplara” dönüşemezdi diyelim.

Devamını Oku

KÜRESEL SERMAYE BASINI POLİTİK KARİKATÜRLE YOLLARINI NEDEN AYIRDI?

KÖKSAL ÇİFTÇİ

Sabah uyandığımızda, 27 Haziran 2019 tarihli gazetelerden ve  internet haber portallarından şu talihsiz haberi okuduk:

ABD’nin önde gelen gazetelerinden The New York Times, İsrail başbakanı Netanyahu’yu Trump’ın köpeği şeklinde çizerek antisemitist propaganda yaptığı gerekçesiyle karikatürcü Antonio Antunes’le ve konuyla ilişkisi olmayan Kim Song ve Patrick Cappatte adlı diğer politik karikatür çizerleriyle olan sendikal sözleşmesini feshetti. Bununla da yetinmeyen gazete, sayfalarında bundan böyle politik karikatürlere yer vermeyeceğini duyurdu.

Devamını Oku

ÇUVALLAYAN KARİKATÜR

ASLI ALPAR

John Berger “Çizim bir çeviridir[1] der. Burada Berger’in ifade etmek istediği; çizimin, çizgiye konu olan nesnenin ya da figürün birebir kopyası değil daha fazlası olduğudur.

Berger, çizerin yaşadığı dönemin, kendi duruşunun, bilincinin izlerini, çizgisinde görmenin mümkün olduğunu söyler. Berger’in buradaki ifadesi bir başka çalışmasında yer verdiği şu cümle ile daha açıklayıcı bir hale gelebilir: “Düşündüklerimiz ya da inandıklarımız nesneleri görüşümüzü etkiler.”[2]

Devamını Oku

DÜZENE HOMURDANANLARIN MİZAHI: HOMUR MİZAH DERGİSİ

HANDE MALGAÇ

Homur Mizah Dergisi 1999 yılından itibaren yayımlamaya başlamış olsa da işçi sınıfını temel gündemi yapan bir mizah dergisi çıkarma fikrinin kökleri 1970’li yıllara dayanmaktadır. O dönemde Karikatürcüler Derneği’nin çalışmalarında, çeşitli işçi eylemlerinde ve grevlerde birlikte hareket eden bir grup mizah yazarı ve çizerinin birlikte yaptığı çalışmalarla bugün geniş sayıda yazar ve çizere ulaşan Homur Mizah ve Karikatür Grubu’nun temelleri atılmıştır. 1977 yılında ülke çapında büyük ses getiren, politik ve kültürel hayata derin etkiler bırakan Büyük Grev esnasında geliştirilen kolektif üretim pratiği ve o dönemde tuğladan örülmüş barakalar olan grev çadırlarının duvarlarına çizilen duvar karikatürlerinde, gazetelerde ve kitle örgütlerinin çıkardığı yayınlarda yayımlanan grev sürecini, işçilerin taleplerini anlatan karikatürlerin üretim sürecinde kazanılan tecrübe, bugün meyvesini 20 yıldır devam eden Homur Mizah Dergisi olarak vermiştir.

Devamını Oku

CEM DİNLENMİŞ: TÜRKİYE KARİKATÜRÜ ON YILDIR ÇOK AZ GENÇ ÇİZER ÇIKARABİLDİ

BUKET DEMİR

2005 yılında Penguen ile çizerliğe başlayan Cem Dinlenmiş uzun yıllardır karikatürist, illüstratör ve ressam olarak hayatını sürdürüyor. Penguen dergisindeki “Her Şey Olur” köşesini 2006 yılından bu yana devam ettiren Dinlenmiş’in bu seriden işlerini bir araya getirdiği 5 kitabı var. Çizerliğe başlama süreci, Her Şey Olur köşesi, Türkiye’de mizah dergiciliği ve sorunları üzerine konuşmak için kendisiyle bir araya geldik.

Devamını Oku

EKİNSU DEVRİM DANIŞ: İRAN HALKLARI KENDİ RENGİNİ ARIYOR

Uyanın uykudan işçiler

Emekçi halk, köylü yığını

Ey, köylü yığını.

Ey rençperler, uyanın gençler ve yaşlılar, ayaklanın.

Ey, ayaklanın.

Kurun kendi cumhuriyetinizi bütün dünyada!

Ey, kurun bütün dünyada![1]

 

Bu dizeler, yaşamı sürgünlerle geçen İranlı sosyalist şair Lahuti’ye ait. Lahuti’nin “ayaklanma” şiiri sınıf hareketine yönelik iyi niyetli bir temenniden çok daha fazlasına işaret ediyor.

Devamını Oku

C. HAKKI ZARİÇ: KENAR MAHALLEDE BİR ONUR YAZARI

65 yıllık yazın hayatını geride bırakan Adnan Özyalçıner, 38. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın da Onur Yazarı olarak çıkacak okurlarının karşısına. Daha önce dergilerde kalmış ve kitaplarına girmemiş öyküleri Melih Erzen tarafından derlendi ve  Kenar Mahalleden adıyla buluştu okurla. Manos Kitap tarafından yayımlanan kitapları, yazın sürüveni, baskı dönemleri, arkadaşlıkları, dergiciliği, aşkları ve hayatı üzerine konuştuk Adnan Özyalçıner ile.

Devamını Oku

EZGİ ÖRNEK: KENTİNİN VE KENDİNİN PEŞİNDE

“Bir masada Adnan Özyalçıner

Yenikapı’nın tarihini yazmakta

Şair, nasıl unutursun o günleri?”

Refik Durbaş, İstanbul Hatırası

Panayır’dan  Torik Akını’na öykülerinde İstanbul’la yaşayan ve onunla yaşlanan, sokaktan yana tavrıyla meselesi olan bir yazardır Adnan Özyalçıner.

Devamını Oku