Category

Dosya

KURUCU, YIKICI VE YAKICI HALİDE EDİB

FULYA ALİKOÇ

Muhafazakâr ve liberal; gelenekçi ve modernist; milli mücadelenin isyankâr hatibi ve mandacı; feminist ve erkeksi… Birbirinin karşıtı sıfatların aynı tonlarda yükseltildiği “tartışmalı” bir isim, Halide Edib.

Devamını Oku

İKİ ARKEOLOĞUN HİKAYESİ: HALET ÇAMBEL VE MERVE KAÇMIŞ

MELİSHAN DEVRİM

Berlin’de Pergamon Müzesi’nde bulunan Esarhaddon Zafer Steli’nin üzerindeki yazıda geleceğe dair bir öngörü ve komik bir lanet bulunur:

Devamını Oku

TÜLAY GERMAN: DAMARLARIMDA KAN DEĞİL, İSYAN AKIYOR

NAZLI TOPRAK

Müzik ve toplumsal tarihimiz için olduğu kadar aşk, sevgi, dostluk ve inandığı değerlerden vazgeçmeyen bir hayat yaşamış ve paylaşmıştır Tülay German.

Devamını Oku

BİR ALLI TURNANIN UÇUŞU

ÇİĞDEM MEZGUAŞE

Sene 1976. Yer, İstanbul Şişli’deki Dostlar Tiyatrosu. Salon sarı sıcak. Hınca hınç dolu. Yüzler güleç, bakışlar parlak. Sandalyelerinde oturan genç, yaşlı, kadın, erkek perdenin açılmasını bekliyor. Ve ışıklar yavaşça kısılıyor, perde aralanıyor. Salonda çıt yok.

Devamını Oku

KARA SAÇLARINI KESİP ATAN BİR DELİ KIZ: GÜLTEN AKIN

DENİZ TÜRKER

Gülten Akın’la tanışmak için geç kalmış olsam dahayatıma girdiği andan beri, farklı farklı deneyimlerimde, hayal kırıklıkları ve coşkularımda onun yazdıklarına dönüp bakmak alışkanlığım oldu.

Devamını Oku

GÜÇ YOLUN GÜÇLÜ YOLCUSU: MİHRİ MÜŞFİK HANIM

BUKET GÜRELİ

Ne hoş bir güzelliği vardır; Hafif adımlarla, dünyadan gülümseyerek geçenlerin. Kimseye
bir kötülüğü dokunmadan yaşayanların. Onurlu bir yaşamı seçenlerin.”

Virginia Woolf

Devamını Oku

TÜRK OPERASININ KARA BÖCEĞİ: SAADET İKESUS

MÜJGAN ÖZÇAY

1941… Duisburg Operası… Carmen temsili… Yaşam normal akıyor-muş gibi yapan izleyiciler korkularını kürklerine saklamış, Bizet’in coşkulu müziğiyle sahnede harikalar yaratan İspanyol güzeline kapılmışlar; alkışlar, bravolar gırla…

Devamını Oku

YENİ METAFİZİK

GÖKSEL AYMAZ

O kuşku ve duraksama anlarında, kaç kez umutsuzluğa düşecek oldum!

Umutsuzluktan doğmuş bitkinlik içinde

beni büsbütün düşkün duruma sokmak isteyen düşünceleri,

derin düşüncelerden sonra vardığım duygulara yeğleyemezdim.

Aklımın, çevremi saran korkunç gizlerle şaşaladığı

ve kaygımın etkisiyle zayıflayarak güçten kesildiği bugün,

(önceden) hazırladığım avunma yollarını geri mi çevireceğim;

aklımın sağlam yanı dururken çöken yanına mı sarılacağım?

Hayır.

Bütün bu yüce davalar için karar verdiğim günden

ne daha akıllıyım, ne de daha bilgili.

Seçmeye daha elverişli bulunduğum zaman ne seçtimse,

her bakımdan seçtiğimle kalacağım.

(J.J.Rousseau, Yalnız Gezerin Düşlemleri)

Devamını Oku

SANAT VERSUS KAVRAM / KURAM VERSUS İMGE

SERDAR AYDIN

“Sanat, ne bir lükstür ne de bütüne hizmet eden ya da onu tamamlayan bir süs. Sanatın varlığı poetiktir. Tüketilemezin, zengin ve verimli köklerin, asla zamanıyla hesaplanamaz olanın adresidir. O, hiçbir zamana ait değildir. Zamansızdır, geleceğin çocuğudur. Ufku çağırır, ona doğru uzanır.”[1]

Devamını Oku

NİTELİKSİZ ADAM’IN EĞLENCELİ FELAKETİ

BARIŞ AVŞAR

Avusturyalı yazar Robert Musil, “çağımızı” tanımlarken “bireycilik ve topluluk duygusu, aristokrasi ve sosyalizm, pasifizm ve materyalizm, kültüre hayranlık ve uygarlık düşkünlüğü, ulusçuluk ve evrensellik, din ve doğa bilimleri, sezgicilik ve akılcılık ve daha sayısız birçokları gibi karşıtlıkları, yan yana ve hiçbir dengeye oturtulmamış olarak barındırdığını[1] söyler.

Devamını Oku