DÜZENE HOMURDANANLARIN MİZAHI: HOMUR MİZAH DERGİSİ

HANDE MALGAÇ

Homur Mizah Dergisi 1999 yılından itibaren yayımlamaya başlamış olsa da işçi sınıfını temel gündemi yapan bir mizah dergisi çıkarma fikrinin kökleri 1970’li yıllara dayanmaktadır. O dönemde Karikatürcüler Derneği’nin çalışmalarında, çeşitli işçi eylemlerinde ve grevlerde birlikte hareket eden bir grup mizah yazarı ve çizerinin birlikte yaptığı çalışmalarla bugün geniş sayıda yazar ve çizere ulaşan Homur Mizah ve Karikatür Grubu’nun temelleri atılmıştır. 1977 yılında ülke çapında büyük ses getiren, politik ve kültürel hayata derin etkiler bırakan Büyük Grev esnasında geliştirilen kolektif üretim pratiği ve o dönemde tuğladan örülmüş barakalar olan grev çadırlarının duvarlarına çizilen duvar karikatürlerinde, gazetelerde ve kitle örgütlerinin çıkardığı yayınlarda yayımlanan grev sürecini, işçilerin taleplerini anlatan karikatürlerin üretim sürecinde kazanılan tecrübe, bugün meyvesini 20 yıldır devam eden Homur Mizah Dergisi olarak vermiştir.

Hem Büyük Grev sırasında hem de 1970’li yıllarda çıkan Politika Gazetesi’nin mizah eki olan Politika’da Mizah’ı hazırlarken birlikte çalışan mizahçıların o dönemde de bir dergi çıkarma projesi vardır. Derginin adı, biçimi ve içeriğinin nasıl olacağına dair tartışmalar yapılmış, ad olarak Sıra seçilmiş, derginin rengi de işçi tulumundan esinlenerek mavi olarak kararlaştırılmıştır ancak dergi basım aşamasına gelememiştir. O dönemki çalışmalarda etkin biçimde yer alan ve Homur Mizah ve Karikatür Grubu’nun üyesi olan çizer Canol Kocagöz’ün de belirttiği gibi 70’lerin sonrasındaki bu deneyimlerle kazanılan becerilerle bugün çıkarılan Homur Mizah Dergisi’nin mayası atılmıştır.

1980 Darbesi’nin yarattığı yıkıcı ve baskıcı ortamda bir araya gelmek zorlaşmış olsa da 1990’larda 70’li yıllarda edinilen birlikte çalışma pratiği kendisini farklı organizasyonlar ve ürünlerde yeniden gösterir. Zaman zaman yirmi kişiye ulaşan bir grup mizah yazarı ve çizer sergiler, kartpostal çalışmaları, paneller, yarışmalar vb çalışmalarda bir araya gelmektedir. 90’lı yıllar boyunca birlikte çalışan Homur Mizah ve Karikatür Grubu 17 Ağustos Depremi’nden sonra geliri depremzedelere bağışlanmak üzere Tabipler Odasıyla birlikte bir kartpostal çalışması yapar. Bu çalışmayı İngiltere, Almanya gibi yurt dışına da taşıdıkları “Küreselleşme, Köleselleşme” gibi uluslararası konuların işlendiği bir karikatür sergisi izlemiştir. Bu sergi yurtiçinde ve yurtdışında defalarca sergilenir. Grup daha sonrasında da peş peşe sergiler düzenlemeye devam eder: Ruhi Su Sergi ve kitabı, Nükleer Karşıtı Platformla birlikte Nükleer Santrallere Hayır, Suyun Ticarileşmesine Hayır Platformu ile Su Yaşamdır-Yaşamımız Satılık Değildir, ayrıca Büyük Mizah Ustamız NASREDDİN HOCA’nın 700. Yaş günü, Deprem, BARIŞ sergileri, Trabzon’da Mimarlar Odasıyla Kent, Kültür ve Demokrasi Forumu’nda açılan sergi gibi. Bu sergilerin ortak özelliği farklı yerlerde açılması, demokratik kitle örgütleri ile beraber hazırlanması ve panellerle desteklenmesidir.

Homur Mizah ve Karikatür Grubu sergilerin yanı sıra çeşitli karikatür yarışmaları da düzenlemiştir: 2010 yılında Filistin Halkıyla Dayanışma Derneği ile birlikte Londra’da öldürülen Filistinli karikatürcü Naci El Ali adına düzenlenen Filistin konulu bir Uluslararası karikatür yarışması ve 2012 yılında da Üniversitemin Adı Var başlığı altında siyasi kişilerin isimlerinin üniversitelere verilmesini eleştirmek için Eğitim Sen İstanbul Üniversiteler Şubesi ile birlikte Altın Yumurta, Logo, Marş Güftesi, Karikatür Yarışması, Yapı Sanat Evi ile  Adnan Yücel anısına düzenlenen GEZİ konulu karikatür yarışması bunlara örnektir. 

Yarışma ve sergilerin dışında Homur Mizah ve Karikatür Grubu Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek bir tiyatro oyununun dekorunu ve oyunu destekleyen arka planı oyuna özel olarak çizdikleri karikatürler ile oluşturmuştur. Stanislav Stratiev’in Otobüs adlı oyununu Türkiye tarihine uyarlayarak sahneleyen Yönetmen Arif Akkaya İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları ekibi ile birlikte çalışarak ülkenin siyasi tarihini önemli dönemeçlerini ve oyunun kahramanlarını karikatür olarak çizmişlerdir. Bu çizimler sahnede hem dekor olarak kullanılmış hem de içlerinden seçilenler video yöntemleri ile hareketlendirilerek dönemin toplumsal yapısının bir panoraması oluşturulmuştur.

Atsız Köyün İşsiz Nalbantı HOMUR 

1999 yılında 70’li yıllarda temelleri atılan bir mizah dergisi çıkarma fikri yeniden canlanmıştır. 90’lı yılların sonunda mizah dergilerindeki açmazlar, tek tarz benimsenerek yapılan çizimler, ülkenin ve dünyanın politik ortamındaki keskin hava, basın hayatındaki işten çıkartmalar, çevre, kadın ve sınıf mücadelesindeki yükselme trendi, dergi çıkarma fikrini destekleyen koşullar olmuştur. Derginin ismi ilk olarak o yıllarda sürmekte olan Kosova Savaşı’na atfen NOTA olarak düşünülmüştür. NOTA çeşitli konuları ele alıp bu konulara mizah aracılığıyla NOTA verme gibi bir içerik ile birleştirilecek bir broşür-dergi tasarısıdır. Fakat daha sonra derginin ve mizah grubunun adının Homur olmasına karar verilmiştir. İlk sayısı 19 Aralık 1999’da Evrensel Gazetesi’nin Cumartesi eki olarak yayımlanan Homur bugüne kadar 87 sayı çıkarılmıştır. Homur’un 20 yıllık serüvenini iki ana döneme ayırmak mümkündür: Evrensel Gazetesi mizah eki olarak yayımlandığı dönem ve kitle örgütleriyle birlikte hazırlanıp yayımlandığı dönem. Evrensel Gazetesi’nin Cumartesi eki olarak hazırlanan ilk 44 sayıdan sonra Homur, farklı dernek, oda, sendika ve platformlardan çıkarılmıştır.

İlk bakışta Homur’u diğer mizah dergilerinden ayıran özelliği rengidir. Homur fıstıki yeşil renkte çıkar. Homur mizah anlayışı açısından Fransız radikal mizahına yakındır. Homur karikatür tarzı olarak grafik mizahı tercih etmektedir. Konuşma baloncuğu olmayan tek karelik karikatürler derginin görsel yapısını oluşturmaktadır. Bu karikatürlere zaman zaman fotoğraflar eklenmekte ve montaj tekniği ile fotoğraf ve karikatür bir araya getirilmektedir. Homur’un grafik mizaha yakın olmasının nedenlerinden biri de kültürlerarası farkı en aza indirerek evrensel dili yakalamak istemesidir. Özelikle emek ve sermaye çelişkisinin konu edildiği karikatürlerde Homur özelinde evrensel bir dil yakalama hangi toplumsal hafıza ile örülmüş olursa olsun sınıfın üyelerine hitap edebilme anlamına gelmektedir. 

“Atsız Köyün İşsiz Nalbantı” sloganı ile çıkan Homur, 2000’lerin sonunda Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)’le çıkardığı sayılarda sloganını değiştirerek “Homurdananların Senfonik Homurtusu”nu kullanır; ancak daha sonra yine başlangıçtaki sloganı ile devam eder. Kitle örgütleri ile birlikte hazırlandığı dönemde de Homur mizah dergisi daha önce de belirtildiği üzere fıstıki yeşil renkte çıkar. 1999 – 2000 arasında Evrensel Gazetesi’nin mizah ekiyle diğer mizah dergileri ile aynı boyutta basılan Homur kitle örgütleri ile birlikte hazırlandığı dönemde günlük gazetelerden küçük ancak alışılmış mizah dergilerinden büyük kırık bir boyda hazırlanmaktadır. Homur aynı zamanda yayımlanma biçimi ile de diğer dergilerden ayrılır. Belirli bir rutin ve yayıncı ile çıkmayan Homur, meslek odaları, sendikalar ve çeşitli platformlarla birlikte hazırlanan bir dergidir. Bu yöntem derginin hazırlanma sürecinde de etkili olmuştur. Derginin ele alacağı konuya birlikte çıkarılacak kitle örgütü ile beraber karar verilir. Bu süreçte o sayının ağırlıklı konusu ile ilgili tartışmalar ve konunun nasıl ele alınacağına dair öneriler birlikte değerlendirilir.

Homur’un dağıtımı da çıktığı kitle örgütü tarafından organize edilmektedir. Örgütler bulundukları illerdeki temsilcilikler aracılığıyla bir dağıtım ağı oluşturur oradan da daha geniş bir alana ulaşırlar. Homur’un para ile satılmaması ve dağıtımının elden yapılması onu aynı zamanda kitle örgütlerinin diğer emekçilere, bulundukları mekândaki diğer insanlara ulaşmasının da bir aracı haline getirir. Homur bu özelliğini şöyle sloganlaştırmıştır: “Siz Homur’u bulamazsınız ama Homur gelip sizi bulur”.

Kitle örgütleri ile birlikte çıkarılan sayıların yanı sıra Homur Mizah ve Karikatür Grubu hazırladıkları özel sayılarla da toplumsal mücadelelere destek vermekte ve bu mücadeleleri mizah aracılığıyla kayda almakta, bir arşiv oluşturmaktadır. Haydarpaşa Garı için Haydarpaşa Mücadele Özel Sayısı, Cerattepe-ARTVİN mücadelesi Özel Sayısı, Kazdağları’nda devam eden çevre mücadelesi için Kazdağları Özel Sayıları, Nükleer Özel Sayısı,1 Mayıs Özel Sayısı, Barış, 15-16 Haziran Özel Sayısı, Aziz Nesin’in doğum gününde çıkarılan Özel Aziz Nesin sayısı bunlara örnek olarak sayılabilir.

İşçi sınıfı mücadelesini kendine düstur edinen Homur, sayfalarında işçi sınıfı ve mizahın tarihsel olarak çakıştığı örneklere yer verir ve kendisini bu geleneğin temsilcisi olarak kabul eder. Homur Mizah Grubu, Markopaşa’nın “Halk İçin Siyasi Mizah Gazetesi” ilkesini benimsemiş ve kimi özelikleri ile hem biçim hem içerik olarak onun takipçisi olmuştur. Homur ürettiği mizahı politik mizah olarak tanımlar ve kendisini Markopaşa’nın tarz ve tavır olarak devamı olarak nitelendirir. Homur Mizah Grubu ile yapılan bir söyleşide e belirttikleri üzere Homur’un rehberleri “Halk İçin Siyasi Mizah” gazetesi anlayışı ile çıkan efsane mizah dergisi Markopaşa’nın anlayışıdır. 

Homur güncel politikayı ve işçi mücadelesini konu edinmekle birlikte farklı kitle örgütleri ve sendikaların desteği ile çıktığı sayılarında belirli temaları da işlemektedir. Daha önce de belirtildiği gibi özellikle kitle örgütleri döneminden itibaren birbirinden farklı konulara ağırlık verilerek çıkarılmıştır fakat bu konu çeşitliliği içerisinde dikkati çeken nokta ele alınan konuların gerek ekonomik gerekse toplumsal açıdan işçi sınıfını nasıl etkilediği ya da bu konularda işçi sınıfının tavrının ne yönde olduğu/olacağına yapılan vurgudur. Bu açıdan Homur’un ürettiği mizahta takip edilen işçi imgesi toplumsal koşullarla paralel olarak kendini açıklamak ve kendi durumunu anlamlandırmak üzerine kuruludur. Homur’un işçi sınıfının temsilini oluştururken ilk hedefi işçi sınıfının kendi konumunu görselleştirerek toplumsallaştırmasıdır.

Politik yaşam, ekonomi, işçi – işveren, emek- sermaye ve toplumsal mücadeleler Homur’un vazgeçilmez başlıkları olmuştur. Ancak Homur’u diğer mizah dergilerinden ayıran temel nokta bu başlıkları ele alırken işçi sınıfı mücadelesine mizahın yoluyla destek vermesidir. Emek ve sermaye arasındaki çelişkileri mizah yoluyla teşhir ederken bunu kitle örgütleri ve emekçilerle iş birliği içinde yapmasıdır. Türkiye’nin mizah tarihine bakıldığında emekçilerle birlikte kolektif biçimde hazırlanan başka bir mizah dergisi örneğine rastlamıyoruz.

Homur Mizah ve Karikatür Grubu 21. yılına girerken üç sayısı iki baskı yapmış, her sayısı 10 bin ila 50 bin arasında değişen trajlarda çıkan dört yüze yakın yazar ile çizerin eserleriyle yarattığı Homur Mizah Dergisi’ne ek olarak Disk Birleşik Metal-İş Sendikası yayını ile beraber küçük boyutta işçi evlerine giren, fabrikalarda ve grevlerde dağıtılan HomurCUK mizah dergisi ile Metal işçilerinin çocuklarına yönelik Kırmızı Metal Karınca isimli bir çocuk dergisini çıkarmaya devam etmektedir. Kitle örgütleri tarafından dağıtımı yapılan ve bayilerde bulunmayan Homur’un tüm sayılarına homur.blogspot.com adresinden ulaşılabilir.