Ocak 2018 sayısı çıktı!

Yeni e, Ocak sayısında yeni gündemimize bakıyor. Tüm insanlığın yeni gündemine…

Bütün limanlardan kovdular onu
Genç sevgilisini aldılar
Ve dediler ki: Sen mültecisin!

Filistin’in büyük şairi Mahmud Derviş’in bu dizeleri ile açılıyor Yeni e’nin 2018’deki ilk sayısı. Şiirin başlığı, “Bir insan hakkında”… Bir insan ve milyonlarca insan hakkında, Mehmet Hakkı Suçin’in Arapça aslından çevirdiği ve ‘hepimiz’ hakkında bir gündemle hazırlanan dergi dosyasının habercisi bu şiir aynı zamanda. Ama oraya gelmeden önce tarihten, sanattan ve mitolojiden bugüne bakan iki yazı ile konuyu açıyoruz. Aydın Çubukçu, “Ölümden öte…” başlıklı yazısında başkaldırıya karşı işkence ve ölümü bir politika olarak geliştiren egemene dair hacimli bir girişin ardından Cromwell ve I. Charles örneği ile konuyu incelemeye devam ediyor: “Parçalayarak öldürenler, ölüleri parçalayanlar, mezarlara saldıranlar, ölüleri cinsiyetine, milliyetine, inancına göre ayıranlar, dünyanın her yerinde ve bütün zamanlarda aynı korkunun çocuklarıdır”…

Finlerin kuruluş destanı Kalevala’yı, Türkçeye yapılan yeni ve kapsamlı çevirisini vesile ederek inceleyen Tevfik Taş, eseri farklı açılardan değerlendirirken, nasıl adlandırılması gerektiğine de bir öneri getiriyor: Mitolojik destanların destanı.

Yeni e, istikrarlı şekilde devam ettirdiği ‘Sennur Sezer incelemeleri’ni bu sayıda da Gülce Başer’in, “Toplumcu şiir yanıtı olarak Sennur Sezer” yazısı ile sürdürüyor. Hemen öncesinde Adnan Özyalçıner’in, “Yol kiminse” adlı kısa öyküsünün yer aldığı yazıda Sezer’in gençliğine ait fotoğrafları da bulunuyor.

Derginin Ocak 2018 sayısında ayrıca Ahmet Say’ın, “Türkiye’ye müzik eken Alman: Zuckmayer” yazısı, Hitler’den kaçarak Türkiye’ye sığınan 600 göçmen bilim ve sanat insanından birini; Mahir Ergun’un “Trudell ve ‘Fakat El Salvador değil burası’ ” yazısı ise kendi ülkesinde mülteci bir Amerikan yerlisini anlatıyor:

Geçip gitti neredeyse iki bin mevsim
Düşen biziz ayağa kalkan da
Düşen biziz ayağa kalkan da

Bu iki yazı ile derginin konunun daha güncel bir boyutunu ele aldığı, “Göçmenler, mülteciler, sığınmacılar” başlıklı dosyasına ulaşıyoruz. İhsan Çaralan, Tonguç Karahan, Ercüment Akdeniz, Banu Kavaklı, Cem Terzi, Volkan Görendağ, Fatih Polat, Barış Avşar, Ulaş Başar Gezgin ve Koray Demir’in, Bülent Kılıç fotoğrafları ile sunulan yazılarında Türkiye işçi sınıfının yeni gerçeği Suriyeli işçilere ilişkin değerlendirmelerden başlayarak konuya ilişkin uluslararası hukukun terminolojisi, toplumdaki ‘Suriyeli’ algısı, medyada ve yakın tarihte ‘Suriyeliler’ gibi ağırlıklı olarak Suriye iç savaşı sonrası karşı karşıya kaldığımız yeni gerçeğimize dair yazılar var.

Ancak Ulaş Başar Gezgin’in, “Göçen beyinlerin büyük bir bölümü, “Türkiye’de koşullar düzelse de memleketime dönsem,” der. Ama o koşullar bir türlü düzelmez. Kimisi, hemen her gün bunu diye diye son nefesini gurbette verir” dediği yazısı, dosyanın sonunda okuyucuyu meseleye bir de ‘tersten’ bakmaya davet ediyor…

Fulya Bayraktar’ın ‘Maria’ ve Özer Akdemir’in ‘Toz’ öykülerine de yer verilen dergide, ayrıca Bahadır Özgür’ün “Ekim Devrimi’nin senfonik destanı”, Ayşegül Tözeren’in “Egemen erkeklik için kış geliyor” ve Orhan Dil’in “Tolpuddle Ölümsüzleri” yazıları da okura sunuluyor.

Yeni e dergisinin bu sayısında sadece çeviri şiirler yer alıyor. Filistinli bir şairle başlayan dergi İsrailli bir şairle sona eriyor.

PAYLAŞ