VEYSİ ERDOĞAN: O, KİMSE OLMAYANDIR

SÖYLEŞİ: SİNEM VARDAR

Veysi Erdoğan, 2008 yılında Şimdi Terk Edin Çadırımı dosyasıyla Yaşar Nabi Nayır ödülüne layık görülmüş ve dosyanın kısa sürede kitaplaşmasıyla Türkçe edebiyata güçlü ve varoluşçu bir sesle dâhil olmuştu. Herakleitos’tan bir alıntıyla başlıyordu kitap; “Buradalar, ama yoklar”, ve perdenin arkasındakilerin, yok hükmündekilerin “onlar”la hesaplaşmasıydı sanki.

Devamını Oku

UZUN BİR YALNIZLIĞIN TARİHÇESİ: BUNALTAN ÇEMBER

ŞENAY ÖZÇELİK KOCA

Toplumcu gerçekçi edebiyatımızın usta yazarı İrfan Yalçın, Uzun Bir Yalnızlığın Tarihçesi[1] romanında sürgün konusunu işler. Romanın başkişisi, kız kardeşi için yazdığı bir şiir nedeniyle ağır cezada yargılanır ve bir yıl hapis, beş yıla yakın sürgünle cezalandırılır.

Devamını Oku

BİZ YAŞARSAK SANAT YAŞAR

CENK DOST VERDİ

Ölüm deyip geçilecek hiçbir ölüm yoktur elbette. O yüzden tüm bu pandemi sürecinde yitirdiklerimizi anarak başlamak isterim yazmaya. Ölümün kendisi nesnel olarak çoğu kez kabulü çok zor, hatta absürt bir yitimdir.

Devamını Oku

CENK MUTLUYAKALI: AYNI SALINCAKTAN GÖĞE BAKAN ÇOCUKLARIZ

SÖYLEŞİ: KÜBRA YETER

1974 Temmuzu Kıbrıs halkları için oldukça yakıcı bir dönemin başlangıcıydı. Takım elbiseli ve üniformalı abilerin kumaşlarından yarattıkları “düşman”la çalkalanıyordu sokaklar. Sözkonusu “milli çıkar”dı. Birçok insanın kaybolup öldürüldüğü, evlerinden kovulduğu ve yüzleşmekten kaçınılan bir meseleydi…

Devamını Oku

BALKONUMDA KIŞLARKEN (1): ŞİİR, AŞK, UMUTSUZLUK, KENDİNİ BAĞIŞLAMAK VE YARALI HAYATLARIMIZ ÜZERİNE DENEME

HÜSEYİN KÖSE

Balkon ki, ziyanından geçtim, uçuşa açık tek bölgesi evin. Hal böyleyken, insan nasıl tutunmalı, hangi açık havaya, manzarası bunca külken? Böyle düşündüm çok kez, belki tam diyemedim. Bir de tabii, son on yedi, on sekiz yıllık ahvalimize acı sarı renkleriyle tasallut eden, siyaseten “usulü demokrasi”ye takıyye kılınmış namlı balkon konuşmaları gerinmesi var; müthiş bir izanla başlayıp her seferinde ziyanla biten…

Devamını Oku

UZAK YILDIZ (2): HAREKETE GEÇEN ŞAİRİN FİZİKSEL BEDENİ

OĞUZHAN YEŞİLTUNA

Yerli metinlerin takibini yapma, bu metinleri okuma, yorumlama ve bunu kayda geçirme niyetiyle başladığım Uzak Yıldız yazılarının ilkinde[1] ikinci romanların zorluğuna ilişkin okur izlenimlerimi aktarmıştım.

Devamını Oku

ÖLÜM TANRISI GAUNAB

İLYAS TUNÇ

Leliefontein, Güney Afrika – 31 Ocak 1902

‘Beyaz Adamın Savaşı’ydı! Boerlerle İngilizlerin…

Devamını Oku

YAŞAR MİRAÇ: YENİ TÜRKÜ, YARIM KALAN BİR TÜRKÜ OLDU

SÖYLEŞİ: İSMAİL AFACAN

Yeni Türkü deyince aklımıza müzik grubu geliyor. Oysa Yeni Türkü 1978 yılının ilkbaharında yayın hayatına başlayan ve üç sayı çıkan bir sanat gazetesi. Yaşar Miraç’ın kurucusu olduğu sanat gazetesinin yayın çizgisi Anadolu folklorundan beslenen, lirik ve müzikal bir anlayışa sahipti. Derginin kadrosundaki genç şairler, devrimci sanatı işçilere ulaştırmaya çalıştı.

Devamını Oku

5. YILINDA ANKARA KATLİAMI: BELKİ UNUTULUR DİYENLER YANILDI

İLKE IŞIK

Bu ay 10 Ekim Ankara Katliamı’nın 5. yılını yaşıyoruz. Tam 5 yıl önce Ankara’nın göbeğinde düzenlenen bir miting kana bulanmış, 101 kişi oracıkta, 2 kişi de sonradan olmak üzere 103 kişi hayatını kaybetmişti.

Devamını Oku

12 EYLÜL’ÜN KÜLTÜRÜ

AYDIN ÇUBUKÇU

12 Eylül 1980 askeri darbesiyle işbaşına gelen çete, kendisini Milli Güvenlik Konseyi olarak adlandırmıştı. Kendisine dayanak olarak gösterdiği 2945 sayılı yasada, “Milli Güvenlik” kavramı, “düzen”, “bütünlük”, “tehdit”, “menfaat” kelimeleriyle “milli” kavramı birleştirilerek tanımlanıyordu.  “Milli Güvenlik Görevi” ise, koruma ve kollama deyimleriyle dile getiriliyordu. Ülkede toplumsal ve siyasal her ne olursa olsun bu kurumun görev kapsamı içine alınmıştı. Kültür alanı da bunlardan biriydi.

Devamını Oku