Tagged with

ADNAN ÖZYALÇINER

C. HAKKI ZARİÇ: KENAR MAHALLEDE BİR ONUR YAZARI

65 yıllık yazın hayatını geride bırakan Adnan Özyalçıner, 38. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın da Onur Yazarı olarak çıkacak okurlarının karşısına. Daha önce dergilerde kalmış ve kitaplarına girmemiş öyküleri Melih Erzen tarafından derlendi ve  Kenar Mahalleden adıyla buluştu okurla. Manos Kitap tarafından yayımlanan kitapları, yazın sürüveni, baskı dönemleri, arkadaşlıkları, dergiciliği, aşkları ve hayatı üzerine konuştuk Adnan Özyalçıner ile.

Devamını Oku

EZGİ ÖRNEK: KENTİNİN VE KENDİNİN PEŞİNDE

“Bir masada Adnan Özyalçıner

Yenikapı’nın tarihini yazmakta

Şair, nasıl unutursun o günleri?”

Refik Durbaş, İstanbul Hatırası

Panayır’dan  Torik Akını’na öykülerinde İstanbul’la yaşayan ve onunla yaşlanan, sokaktan yana tavrıyla meselesi olan bir yazardır Adnan Özyalçıner.

Devamını Oku

SİBEL ÖZ: TOPAL KESTANECİNİN ÖLÜMÜNDEN SORUMLU YAZAR

“Sessizliği bozmak için. Yalnız bunun için.”[1]

İstanbul Kitap Fuarı (TÜYAP)’ın bu seneki onur yazarı Adnan Özyalçıner. İlk öyküsünü yazalı 66, ilk kitabını yayınlayalı 59 yıl geçmiş usta bir yazarın 2019 yılı Onur Yazarı ilan edilmesi kuşkusuz çok gecikmiş bir paye. İlk öyküsü Bir Garip Adam[2] 1953 yılında İstanbul Erkek Lisesi’nde öğrenciyken arkadaşlarıyla tek sayı çıkardıkları Demet dergisinde yayınlanan Adnan Özyalçıner, 1960 yılında ilk kitabı Panayır ile okurların karşısına çıkar.

Devamını Oku

ROJHAT TURGUT: 50 KOROSUNDA BİR SOLİST

50 Kuşağı’na dair yapılmış en iyi tanımı sanırım kendisi de kuşağın bir üyesi olan Doğan Hızlan yaptı; solistlerden oluşan bir koro. Gerçekten de 50 Kuşağı’nın her yazarı tek başına ve diğerlerinden farklı sese sahip bir solistti. Ama aynı sesi verebilen bir koro gibiydi de. Benzer yönelimlerde buluşuyor, yakın kaynaklardan besleniyorlardı.

Devamını Oku

KUBİLAY ÖNAL*: ADNAN ÖZYALÇINER’İN İLK/SON ÖYKÜLERİNDE MEKÂN

«Sanat görünür olanı yansıtmaz, sanat görünür kılar»
Paul Klee [1]

Resim, yağmur altında ıslandığında yeşil, sarı, kırmızı ve deniz mavisi rengindeki boyaları akar, ortasında kara bir leke oluşturan kalabalık, işte o zaman, dört bir yana dağılır gider.

Ortada ne kırlık, ne de resim kalmıştır şimdi. Yalnızca çamur renginde bir toprak.

Devamını Oku

KADİR YÜKSEL: SUR KAPILARINDA KENTİN ÖYKÜCÜSÜ

Öykücülüğümüzde “1950 Kuşağı” denildiğinde ilk akla gelen öykücülerdendir Adnan Özyalçıner. O kuşağın yeni yazarlarını bir araya getiren, yükünü sırtlayan iki dergiden biri olan “a” dergisinin (diğeri, elbette, Mavi) yürütücüleri arasındadır, hatta isim babasıdır. Erdal Öz’ün tanıklığına başvuralım: “Sonunda harfte karar kıldık. Hiç unutmuyorum; Adnan, işin a’sından başlamamızı söyledi. Derginin adı da ‘a’ oldu. Hem de küçük ‘a’.” (1)

Devamını Oku

FATİH POLAT: ADNAN ÖZYALÇINER’İN GAZETECİLİĞİMİZDEKİ AYAK İZLERİ

ADNAN ÖZYALÇINER, bir İstanbul yazarıdır. İstanbul’un bugün varoş dediğimiz kenar mahallelerini sevgiyle, en ince ayrıntısına kadar edebiyata getirmiştir. Yalın anlatımdaki ustalığı her zaman beni çekmiştir. Psikolojik gözlemleri onun anlattığı kahramanları, tipleri bize sevdirmiştir.

Devamını Oku

ERAY CANBERK: a DERGİSİ KONUSUNDA

1950’li yılların sonlarına doğru, lise öğrenciliğim sırasında edebiyatla ve giderek de şiirle iyiden iyiye ilgilenmeye başladığımda edebiyat dergisi olarak sadece Varlık dergisini biliyor ve izlemeye çalışıyordum. Varlık’tan sonra Yeditepe’yi keşfettim. Bunların dışındaki edebiyat dergilerinden habersizdim.

Devamını Oku

BARIŞ AVŞAR: ‘HADİ ÇIKALIM ARTIK SENNUR…’

Emek Gazetesi, Zeytinburnu Seyit Nizam Mahallesi’nde Demirciler Sitesi’nde. Namıdiğer Ambarlar…

Alt katlar depo olsun, atölye olsun, işçiler çalışsın; üst katlar patronların büroları olsun diye yapılmış bir bina. 1990’ların başındayız.

Devamını Oku

AYŞEGÜL TÖZEREN: SANAT VE HAYAT ARASINDAKİ SINIRIN KAHKAHASI

Edebiyat serüveninde yarım yüzyılı devirmiş bir yazar için kaleme alınan metinler retrospektif olmak zorundadır. Ancak prizmanın odağına, o yazarın ilk öyküleri de yerleştirilebilir ve ortaya çıkan anlamın yansımaları izlenebilir. Bu inceleme izleği, bir yanıyla prospektif bakışı da içerir.

Devamını Oku