“İnandığım sosyalizm aslında siyaset değil.

Bir yaşam biçimi. İnsanlık. Yaşamanın ve gerçekten

başarılı olmanın yolunun kolektif çabadan geçtiğine

 inanıyorum; herkesin birbiri için çalışmasından,

birbirine yardım etmesinden ve günün sonunda

payına düşen karşılığı almasından.”

Bill Shankly

Son yirmi yılda, Türkiye’nin her alanında olduğu gibi, futbolda da devasa dönüşümler yaşandı. Kulüplerin ve tribünlerin siyasetle ilişkisi, futbolun algıdaki yeri, taraftarlığın yapısı, basketbol ve voleybolun ikame tribünler hâlini alması, Fenerbahçe’nin şu anki durumu derken liste uzayıp sonsuza kadar gidebilir. Ancak, bu döneme damgasını vuran futbolun siyasetle hiç olmadığı kadar iç içe girmesi ya da futbolun üzerindeki ideolojik örtünün (bir nebze) kalkmasıyla, siyasetle olan yakın temaslarının gözler önüne serilmesiydi. AKP’nin, kendi söylem setinde düşman olarak tanımladıklarına açtığı savaşın bir cephesi oluverdi yeşil sahalar.

Devamını Oku