Tagged with

Mahmut Sezgin Memiş

FITRAT

MAHMUT SEZGİN MEMİŞ

Eğer salgın Zonguldak’ı da sarmamış olsaydı, güneş battığı zaman iftar programlarının vazgeçilmez sahnesini bu ramazan da hep beraber izleyecektik. Kömür tabanına serilmiş gazetelerin üstünde mütevazı sefer tasları ve kara eller…

Devamını Oku

MAHMUT SEZGİN MEMİŞ: AHLAT AĞACININ KÖKLERİ NEREDE?

Sinema burjuva hegemonyanın maddi bir ürünü olmak ile birlikte aynı sistemin ideolojik de bir ürünüdür. Bu nedenle, sinemada üretim sürecinin her aşaması; nesneler, stiller, biçimler ve anlamlar belli bir ideolojik imgeyi parçalarken yerine yeni bir ideolojik anlatı inşa edebilir. Ancak sinemada üretim araçları ve tekniklerinin kendisi de gerçekliğin birer parçalarıdır. Bu nedenle, sistemin her doğası; sinemayı ideolojinin bir aygıtı durumuna getirir. Böylece bir yönetmen, sinemada gerçekliğin resmedilişini çözümlerken; eğer bunu başarabilirse, sinemayla onun ideolojik işlevi arasındaki ilişkisini de koparabilir. Başka bir deyişle, ana akım, muhafazakâr imgeyi parçalarken yerine imgelerin çelişkiler dünyasının, yani gerçekliğin devinimini kurar. Ahlat Ağacı özelinde Nuri Bilge Ceylan’ın sinema ve burjuva hegemonyanın uzantısı olan ideoloji ile ilişkisini koparabildiğini, ya da bu noktaya doğru yaklaştığını düşünüyorum. Bu sebep ile Yeni e’nin mart sayısında çıkmış olan Ahlat Ağacı’nda İmam ve Öğretmen yazısında tariflendiğinin aksine Ahlat Ağacı’ndaki ideolojinin karakterler üzerindeki etkisini basit bir tahakküm aracı olarak ele almaktansa, ideolojinin maddi dünyanın toplumlara sunduğu olasılıklar çerçevesinde toplumun gelişmeci yapılanmasına dönük ne gibi işlevi olduğu sorusuna cevap bulmaya çalışacağım. Aksi halde analizini yapacağımız film, Nuri Bilge Ceylan’ın gerçekliğe yaklaşımının göz ardı edilmiş, kişiselleştirilmiş bir boyutu olacaktır.

Devamını Oku