Tagged with

Mehmet Özkan Şüküran

NİLGÜN TUTAL: İKTİDAR KENDİSİNİ MEKÂNA, KENTİN BEDENİNE KAZIYOR

Kente dair tartışmaların epeydir sürdüğünü biliyoruz, kentlerin iktidarlar için önemini, bu alanda yapılan çalışmaların çoğunlukla kentsel dönüşüm üzerine olduğunu da. Ama burada, kenti pek çok farklı alanda ele alan, kente doğru giden ya da kentten çıkan, kentin içinden konuşan yazılar mevcut.

Adı değişen sokak ve mahallelerden hemşehriliğe; kültürel iktidardan kentin hatırlattıklarına; üçüncü dalga kahvecilerden mezar taşlarına; edebiyattan kentteki alternatif seslere değin geniş bir spektrumda Nilgün Tutal’ın hazırladığı Kent Kitabı başlığı, Mimariden Müziğe, Kahvecilerden Mezar Taşlarına alt başlığıyla yayımlanan kitabı için konuştuk.

SÖYLEŞİ: MEHMET ÖZKAN ŞÜKÜRAN

Devamını Oku

Soruşturma: Gözetim çağında şiir

Görmenin, görülmenin özetle tesadüf etmenin çoğaldığı bir zamanda şiirden konuştuğumuzda nerede dururuz? Sorunun cevabı ardışık sorular üretmekle verilebilir fakat bizi vardırdığı temel yer gelişen teknoloji karşısındaki duruştur. Yüklem, daha şimdiden bizi bir yerlere davet ediyor görünmekle birlikte sanıyorum o kadar da kolay bir durum değil, karşı karşıya olduğumuz. Teknik üretilebilirlik çağında (W. Benjamin) teknolojinin, sıradan bireyin bu zamana kadar ortaya çıkaramadığı, çıkarmaya çalıştığında bir takım engellere maruz kaldığı düşünce ve ideallerini arzu ettiği şekilde dolaşıma sokabildiği kanalları demokratikleştirdiği bir gerçek. Her bireye uzatılmış bir mikrofon ve bu mikrofonla dolaşıma giren kakafoni; dinlememenin, kulak kesilmemenin öfkesi, can sıkıntısı, başkasına yüzünü dönmemenin utancı…

Devamını Oku