Tagged with

ÖYKÜ

EZGİ ÖRNEK: KENTİNİN VE KENDİNİN PEŞİNDE

“Bir masada Adnan Özyalçıner

Yenikapı’nın tarihini yazmakta

Şair, nasıl unutursun o günleri?”

Refik Durbaş, İstanbul Hatırası

Panayır’dan  Torik Akını’na öykülerinde İstanbul’la yaşayan ve onunla yaşlanan, sokaktan yana tavrıyla meselesi olan bir yazardır Adnan Özyalçıner.

Devamını Oku

SİBEL ÖZ: TOPAL KESTANECİNİN ÖLÜMÜNDEN SORUMLU YAZAR

“Sessizliği bozmak için. Yalnız bunun için.”[1]

İstanbul Kitap Fuarı (TÜYAP)’ın bu seneki onur yazarı Adnan Özyalçıner. İlk öyküsünü yazalı 66, ilk kitabını yayınlayalı 59 yıl geçmiş usta bir yazarın 2019 yılı Onur Yazarı ilan edilmesi kuşkusuz çok gecikmiş bir paye. İlk öyküsü Bir Garip Adam[2] 1953 yılında İstanbul Erkek Lisesi’nde öğrenciyken arkadaşlarıyla tek sayı çıkardıkları Demet dergisinde yayınlanan Adnan Özyalçıner, 1960 yılında ilk kitabı Panayır ile okurların karşısına çıkar.

Devamını Oku

KUBİLAY ÖNAL*: ADNAN ÖZYALÇINER’İN İLK/SON ÖYKÜLERİNDE MEKÂN

«Sanat görünür olanı yansıtmaz, sanat görünür kılar»
Paul Klee [1]

Resim, yağmur altında ıslandığında yeşil, sarı, kırmızı ve deniz mavisi rengindeki boyaları akar, ortasında kara bir leke oluşturan kalabalık, işte o zaman, dört bir yana dağılır gider.

Ortada ne kırlık, ne de resim kalmıştır şimdi. Yalnızca çamur renginde bir toprak.

Devamını Oku

SİBEL ÖZ: AYNI SOKAKTA, AYNI EVDE, AYNI TINIDA ÖYKÜLER

Nitelikli edebi eserlerin ve eleştirinin olmadığı ya da yok denecek kadar az olduğundan dem vuran şikâyetler her geçen gün artarken, diğer yandan da özellikle dijital ortamda birbiri ardına edebiyat mecraları açılıyor.

Devamını Oku