Tagged with

RESSAM

AYDIN ÇUBUKÇU: BALABAN’IN IŞIĞI

Abidin Dino, Batı resmiyle Doğu resmi arasında temel bir farklılık bulunduğunu düşünüyordu. 1986’da Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan bir söyleşisinde, “bildiğiniz gibi, Batı resminde ışık daima dışarıdan gelir ışığın merkezi tektir, insanlara, dünyaya biçimini verir. Işık sistemi tek bir noktadan kaynaklanır. Doğu resminde ise, ışık içerden gelir!” demişti.[1] Bu doğrudur ve Doğu resminin ve süsleme sanatlarının bu özelliğin teknik, felsefi, geleneksel kökleri hakkında pek çok düşünce geliştirilebilir, tartışılabilir.

Devamını Oku

SERDAR AYDIN: BALABAN VE BOTTİCELLİ

“Anlatayım
Duyduğumu, yapılanları, o çağın yaygın ününü,
Ağır suçları, kıyımları, dedim öğreneyim yalanı,
İndim yüksek Olympos’tan görmeye dünyayı,
Çıktım tanrılıktan girdim insan kılığına.
Çok sürer saymak yeryüzünde olup bitenleri,
Suçları, yıkımları. Azmış anlatılan; olanlardan.” [1]

Devamını Oku

İNCİ AYDIN ÇOLAK: ANADOLU GERÇEKLİĞİNİN BALABAN YORUMU*

Sözcükten çizgiye, hapishaneden resme, uykudan uyanışa ve varoluşa giden bir yoldur Balaban’ın yolu. İçinden çıktığı toplumu acısıyla, sevinciyle, ironisiyle yansıtma isteği onu resme yönlendirirken, ilk resim öğretmeninin Nâzım Hikmet olması Balaban’daki ressam yanın edebiyatla hep yan yana yürüyeceğinin ipuçlarını verir.

Devamını Oku

BUKET GÜRELİ: ALTIN RENKLİ BAŞAK: BALABAN

98 yaşında aramızdan ayrılan ressam İbrahim Balaban’ın hayatı ve eserleri hakkında yazılmış yüzlerce yazı ve görsel bilgiye ulaşabilirsiniz hiç şüphesiz, bu nedenle onun hayatı ve eserleri hakkındaki bilgileri uzun uzun tekrarlamak yerine daha öznel ve kendimce bir şeyler paylaşmak/  kaleme almak istedim.

Devamını Oku

SEZEN KIZILGÜL: TARLADAN DAM’A RANZADAN DÜNYAYA BALABAN

“İbrahim senin yeni bir portreni yapmak istiyorum; ilk yaptığım iyi olmadı”.
“Ben sana resmimi yaptırmam.”
“Neden evladım, daha önce yaptırmıştın.”
“Ben kendim yapabilirim.”
“Benim portremi de yapabilir misin?”

Hemen orada Nâzım Hikmet’in portresini çizmeye başlar İbrahim Balaban. Ne akademi okumuştur, ne doğru düzgün okula gitmiştir. Köyün üç sınıflı okulunu bitirmiş olan bu müthiş yetenek, Nâzım Hikmet’in ilgisini hemen ilgisini çeker.

Devamını Oku

UYGUR ORHAN: BALABAN BİR ANADOLU KUŞU

                            Sanat yaşantının izdüşümüdür

İştahsı teman oyuncaksı biçimde cıvıldıyor artık

Çifte sürüyorum  sana yazdığım kelimeleri

Gerçeğin düşü çıkıyor işte

Aşk olsun aşıklığın.. bir tahta kaşıkta  yedi buğday danesi

Mapusdaşın deyimiyle ressam Yunus sencileyin

ezbere bilirsin atların adını, dorusunu, yağızını…

Devamını Oku