Görsel
Görsel

“KÜFÜR ROMANLARI”

AYDIN ÇUBUKÇU

Yirmi beş yıl önce ortalığı kasıp kavuran bir tartışmayla içine tıkıldığı bu kirli torbayı açıp Latife Tekin’i yeniden düşünmek şimdi kimi ne kadar ilgilendirir? Ne var ki, Latife Tekin adı geçince, yeni romanları üzerine konuşurken, geçmişte uğradığı saçma sapan saldırıyı hatırlamadan olmuyor. Bugün hakkını verirken, o gün söylenenleri atlayamayız.Devamını okuyun““KÜFÜR ROMANLARI””

LATİFE TEKİN’DE İŞÇİ GİBİ İŞÇİLER

YELDA EROĞLU

Balzac, yaşadığı toplumun tüm katmanlarındaki insanları ve ilişkilenmeleri anlatmanın bir yöntemi olarak karakterlerini tek bir romanla sınırlamaz. Goriot Baba’da henüz idealist bir genç olan Rastignac, Kibar Fahişelerin İhtişamı ve Sefaleti’nde –artık– muktedir bir gaddar olarak görünür. Bir başka toplum nehri romancısı Zola da şu romanda başıboş sahipsiz eğitimsiz ve geleceksiz büyüyen Nana’yı bu romanda kalpsiz bir sermaye sahibinin metresi olarak yeniden ele alır, mesela. Toplum ve zaman nehir gibi akmakta ve insanları değişik ilişkilenmelerin taşlarına çarpa çarpa şekilden şekile sokmaktadır. Orhan Kemal’in karakterleri, romanları arasında bu kadar güçlü adımlarla gezinmese de ismen kendilerini belli edip işaret edilen toplumsal gerçeğin altını çizerler. Latife Tekin Sürüklenme ve Manves City’de aynı karakterleri farklı bağlamlarda göstermek yerine; aynı bağlamın iki tarafının hikâyesini anlatıyor.Devamını okuyun“LATİFE TEKİN’DE İŞÇİ GİBİ İŞÇİLER”

İşçi mektupları ve röportajlarında Manves City:

“HER YER MANVES, HER YER SÖMÜRÜ”

SEVDA KARACA

Latife Tekin 9 yıl aradan sonra yazdığı Manves City için verdiği çeşitli röportajlarda bu kitabıyla “yoksullara borcunu ödediğini” söylüyor. Bir süredir işçi yaşamlarına uzak kaldığını, ama bu kitabı yazmak üzere pek çok sanayi kentinin yoksul mahallesinde yatıp kalktığını, işçilerle bir araya geldiğini, gazeteleri, yerel internet sitelerini taradığını, işçileri ve işçi yaşamlarını bilenlerle görüştüğünü anlatıyor.

Bu arayış, “değişeni ve değişmeyeni bulma ve anlatma çabası”, Manves City’yi işçilerin derdini ve kederini anlatmakla dertli olan bir kitap haline getiriyor. Ki bu, Latife Tekin yazınında şaşılacak bir şey değil, adeta bir düstur. İlk romanı Sevgili Arsız Ölüm’den itibaren, her zaman toplumsalın değişimini, bu değişimin yarattığı sancıları sezdirir yapıtlarında, yoksulu anlatır, yoksulluğa “dil” katar Tekin.Devamını okuyun“İşçi mektupları ve röportajlarında Manves City:”

“Kardeşim, Türkiye’de düello yasak”

Refik Durbaş İle Şiirin Gizli Tarihi Üzerine

Söyleşi: Fatin Hazinedar

Şiirimizin çıraklığını yazdığı sürece sürdüren usta şair Refik Durbaş’ı tedavi gördüğü hastanede kaybettik. Dergimizin Ocak 2017 tarihli 3. sayısı için Fatin Hazinedar sormuş, Refik Durbaş yanıtlamıştı. Ustamızın ardından bu söyleşiyi okuyucularımızla tekrar paylaşıyoruz. 

Yeni e
Foroğraflar: Kadir İncesu

  • Doğan Kitap tarafından yayımlanan son kitabınız Şiirin Gizli Tarihi ile ilgili yapacağımız söyleşiye kitabın adı ile başlamak istiyorum. Zaman zaman edebiyatta aynı isime sahip kitaplara rastlıyoruz. Bu kitabın adı da İlhan Berk’in bir şiir kitabının adı ile aynı. Siz bu adı seçerken İlhan Berk’e bir selam mı verdiniz? Söz ilhan Berk’e gelince onunla nasıl tanıştığınızı kitabın sayfaları arasında var. Kitabın sayfaları arasında olmayıp hâlâ sizin hafıza sayfasında olan başka bir anınız ya da anılarınız varsa bizimle paylaşır mısınız? 

Devamını okuyun““Kardeşim, Türkiye’de düello yasak””